Dinleyiciye El Uzatan Şarkılar

21/05/2017

Naim Dilmener bu hafta Hürriyet'teki yazısında Mehmet Güreli'nin 'Zamboni Sokağı' ve Yaşar'ın 'Şehir Yalnızlığı' albümlerinin analizini yaptı.

 

Mehmet Güreli, yeni albümü ‘Zamboni Sokağı’nda, “Sözlerinin içine girdim yine, gün güne benzemez geldiğinde” diyor. Size tavsiyem Güreli’yle birlikte ‘Zamboni Sokağı’ndan yürüyün, şarkıların içinden geçin, bu gününüz dünden kıymetli olacaktır.

İyi ki hayatımızda Mehmet Güreli var. O olmasa; dünyayı kavrayışımızı değiştiren kitapları kim basacak, denizleri hemen yanı başımıza getiren tabloları kim resmedecek, içinden insanın binbir türlü halinin geçtiği şarkıları kim yazacak, kim söyleyecekti?

 

Dinleyiciye el uzatan şarkılar

Yeni albümü ‘Zamboni Sokağı’nda, her zamanki gibi (aslında, her zamankinden biraz daha hüzünlü ve kırılgan) sakin/sakin, usul/usul söylüyor şarkılarını. Her şarkı da (aslında her dize) dinleyiciye uzatılmış bir el; “Gel yanıma, gel de anlatayım sana” diyor ayrı ayrı her şarkı.

Albümdeki 12 şarkının tamamı kendisine ait. Salâh Birsel’in ‘Une Ballade Contre Les Amours’, Defne Sandalcı’nın ‘I Love You’, Ömer Hayyam’ın (bir Mehmet Güreli klasiği olup, daha önce yalnızca karma bir albümde yer bulmuş) ‘Kimse Bilmez’i ve Güreli’nin bizzat kendisine ait ‘Sen Ve Ben’i hariç, sözlerin geri kalanı Görkem Yeltan’ın yüreğinden/kaleminden çıkmış.

Güreli ve Yeltan, epeydir mükemmel bir işbirliği içindeler. Yeltan da tıpkı Güreli gibi, on parmağında bin yetenek bir sanatçı. Bu ikiliden tamamıyla sıradışı şarkılar çıkması şaşırtıcı değil. Her zaman bunu yaptılar. Şaşırtıcı olan, bu kısır zamanlara kendilerini teslim etmeyerek, önlerine çıkmış her tuzağı atlayarak mükemmel bir albüme imza atmış olmaları.

Dinleyiciye el uzatan şarkılar

ÖLMEK VAR DÖNMEK YOK

90’lardaki pop patlamasının getirdiği isimlerin en kalıcılarından biri oldu Yaşar. Güçlü sesi, sağlam vokali sebebiyle bunu hak etmediğini kimse söyleyemez. Müzikal kariyerinin büyük bir kısmını stüdyolarda geçirdi. Yazdı, söyledi, denedi, sildi, yeniden söyledi, yeniden yaptı. Kalan zamanını da sahnelerde geçirdi. Seyircilerin önünde, playback ya da benzeri kolaylıklara hiç yüz vermeden, vokalistlerinin katkısını asgaride tutarak söyledi şarkılarını. Hem stüdyoda hem de sahnede mükemmel bir hale evrildi.

Yeni albümü ‘Şehir Yalnızlığı’, ağırlıklı olarak Murat Güneş’in yazdığı şarkılardan oluşuyor. Bu şarkılar, Yaşar’ın ne istediğini gayet iyi bilen bir müzisyen tarafından yazılmış. Yaşar da kendisini mutlu ve rahat hissederek, her birinin hakkını tam vermiş.

‘Şehir Yalnızlığı’, elbette ki Yaşar’ın şarkılarının belirgin unsuru olan Akdeniz rüzgârlarını estirmiyor değil. Ama bir tek buna/buraya kilitlenmemiş şarkılar. Bunca yıllık kariyere sahip bir sanatçının yapması gerekeni yapmış Yaşar; sesini/vokalini bütün renkleriyle gösterebilecek şarkıları da seçmiş ve söylemiş. Albüme ismini veren ‘Şehir Yalnızlığı’, bu durumu anında gösterebilen bir şarkı. Serge Reggiani şarkıları kadar güzel, Reggiani kadar etkileyici bir vokal.

Pop sınırlarını taşmayarak, bu sınırlar dahilinde yapılabilecek her türlü iyileştirmeyi deneyen, yapanlardandır Yaşar. ‘Şehir Yalnızlığı’, bu kısır ötesi zamanlarda pop adına taze ve ferah bir nefes.

 

YAZARIN DİĞER analizLARI
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER analizLAR