Gençlerin Diline Takılacak Şarkılar

04/06/2017

Naim Dilmener bu hafta Hürriyet'teki yazısında Berksan ve Sinan Akçıl'ın yeni albümlerini analiz etti.

Berksan’ın yeni albümü ‘Aşka’nın kolay akılda kalan, hatta ilk dinleyişten hemen sonra tekrarlanabilen bir melodisi var. Gençlerin yaz boyu birbirlerine, “Yemin olsun sana söz, sana inat, baştan aşağı aşka bulaşmazsam...” deyip durmaları şaşırtıcı olmayacak.

‘Aşka’, gündelik popun kıstas ve formüllerine göre biçilmiş. Genç, özellikle de ergenlik çağındaki dinleyicinin ne istediğini iyi bilenlerdendir Berksan. Hande Yener ile ortak çalışmalarından gayet iyi görülebilir bu. Günümüz dinleyici kuşağının ne istediğini bilmekle kalmaz, onların önüne ne koyacağını, dillerine neyi pelesenk ettireceğini de bilir.

İlk hiti ‘Çilek’ten beri böyledir bu, genel olarak atmosferi, çomak sokulacak ergen duyguların şekli/şemali, gündelik hayata zerk edilen düşünce biçimlerinin kahredici basitliği hep aynı kaldı şarkılarında.

Tek fark, şarkıların remix’ler vasıtasıyla biraz daha hızlanması, ritmlerin stüdyo kayıt tekniklerindeki ilerlemelere uygun biçimde değişmesi/farklılaşması. Ama bunlar dahi gerçek değişime işaret etmiyor. Her şey, genel bir ses havuzundan alınmış malzemelerin, özgünlük küpünden geçirilmesi gibidir Berksan’ın şarkılarında.

Gençlerin diline takılacak şarkılar

Albümün devamında da genel ortalamanın altında şarkı yok. Hepsinin üstünde (bir esnaf titizliğiyle) çokça kafa yorulmuş. “Ortamı biraz sakinleştirelim” dedikleri zamanlarda dahi, şarkılar iyi/kötü bir hıza sahip, hiçbir zaman, o eski güzel günlerdeki ‘slow’lar gibi tamamıyla dur(ul)muyorlar.

Genel ortalamanın altında şarkı yok ama şarkıların, başka şarkıları çağrıştırma duygusu ortalamanın üstünde. Biz ne dersek diyelim fark etmeyecek, bu şarkılar hep olacak, hep dinlenecek. Berksan da öyle. Şarkılarını, her zaman plajlara, bar ve kulüplere nişan alarak yazacak ve söyleyecek.

Gençlerin diline takılacak şarkılar

İKİ ELİN DE SESİ YOK

Sinan Akçıl’ın yeni albümü ‘Yüzyılın Aşkı’nın ilk klip çekilen şarkısı, Serdar Ortaç ile birlikte söylenen aynı isimli şarkı oldu. Her iki isim de seslerinin zayıf olması nedeniyle epeyce eleştirildiler bugüne kadar. Bir ihtimal, “Bir elin nesi var, iki elin sesi var”a güvendiler. Ama yok, işe yaramamış. Şarkı vasat altı. Hafiften aksiyonlu klibin de bunu değiştirmeye gücü yetmiyor. Amerikan filmleri gibi başlıyor klip; omuzlarda çantalar/elde fenerlerle hangarımsı bir yere dalıyor iki kafadar. Bu tür kliplerin olmazsa olmazı ‘kadın’dır. Fazla beklemeye gerek kalmadan o da giriyor işin içine. O dans eder gibi bir şeyler yaparken, bizimkiler şarkılarını söylemeye devam ediyor: “Eyyo, eyyo, yüzyılın aşkı geliyor…” Sonunda da hapse düşüyor bizimkiler. Yüzyılın aşkı mı bilinmez ama son yılların en tuhaf işlerinden.

YAZARIN DİĞER analizLARI
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER analizLAR