Yanmadan Sönmüyor İnsan

01/07/2017

Naim Dilmener bu hafta Hürriyet'teki yazısında Deniz Seki'nin 'Şükür Kavuşturana' isimli çalışmasının analizini yaptı.

“Dikeni battığı halde, gül dikene küsmüyor” diyor Seki ‘Bal Saklıyor’da; ne iyi etmiş de küsmemiş, ne iyi etmiş de şarkı yazmayı sürdürmüş. Şarkılar iyileştirir; önce o iyileşti, sıra bizde.

"Bu neyin bedeli böyle, maalesef yanmadan, yanmadan sönmüyor insan” diyor Deniz Seki, son şarkısı ‘Büyümüşsündür’de. Yanmaktan kastettiğinin ne olduğunu, bedelin ağırlık ve büyüklüğünü hepimiz biliyoruz. Her şey, hepimizin gözleri önünde oldu. Deniz Seki’ye, daha evvel yüzlerce başka kişinin de suçlandığı ama özgürlükleri fazla kısıtlanmadan serbest bırakıldığı bir hal ya da durumun bedeli, çok ağır ödetildi.

Yanmadan sönmüyor insan

Suçlu muydu masum mu? Yaptı mı yapmadı mı? Ortada bir şey var mıydı yok muydu? Ne yazık ki Deniz Seki’nin durumunda, belirleyici olan sorular bunlar değildi. Belirleyici olan soru ‘Neden?’di; daha doğrusu, ‘Neden Deniz Seki?’ydi. Bu soruların tam ya da net cevaplarını henüz bilmiyoruz. Kimse bilmiyor. Ama kuvvetle muhtemeldir ki, zaman geçtikten, bazı şeyleri hayatın dışına savurduktan sonra öğreneceğiz bunları. Yine kuvvetle muhtemeldir ki, “Haydi ya!” diyeceğiz ve bildikten/öğrendikten sonra Seki’nin bütün bu süre zarfındaki dik ve onurlu duruşunu daha fazla takdir edeceğiz. Şimdi takdir ettiğimizden çok daha fazla.

ŞARKILARIN İÇİNDEN GEÇTİYSE İNSAN

Seki’nin 90’lar dalgasının getirdiği en büyük ve güçlü isimlerden biri olduğuna şüphe yok. Popun olmazsa olmazlarından ‘güzel bir yüz’e sahipti. Sesi güzeldi üstelik ve mükemmel biçimde şarkı söylüyordu; atlamadan/zıplamadan ve hakkını vererek. Çok yetenekliydi de. İlk günlerini atlattıktan sonra,  şarkılarını kendisi yazmaya başladı. Bu şarkıların bir kısmı kendi kendini tekrarlıyor, birbirlerini andırıp duruyordu ama hepsi de başta aşk ve ayrılık olmak üzere, her türden insani duyguyu aktarabiliyor, ihtiyacı olanın yarasına merhem olabiliyordu.

Özgürlüğün kısıtlandığı günlerde de yazmaya/yaratmaya ara vermedi. İçinde olduğu durumun müziği iptal etmesine izin vermedi ve şarkı yazmayı sürdürdü. Özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz dijital platformlarda yayımladığı iki şarkılık ‘Şükür Kavuşturana’ single’ı, bu zaman zarfında yazılan şarkıların sahibini teselli etmekten öte bir kıymete sahip olduğunu gösteriyor.

Şarkılardan ‘Büyümüşsündür’ü İskender Paydaş, ‘Bal Saklıyor’u Ozan Çolakoğlu düzenlemiş. Her iki müzisyen de, Seki’nin şarkıları yazdığı sıradaki ruh halini mükemmelen aktarmışlar şarkılara. Her iki şarkı da çok iyi; melodileri sağlam ve şarkı gibi şarkılar. Seki’nin dillere destan vokal yeteneği ise doruğunda; yaşadığı bütün kırgınlıkları, küskünlükleri, olduğu gibi yansıtmış sesine.

“Dikeni battığı halde, gül dikene küsmüyor” diyor Seki ‘Bal Saklıyor’da; ne iyi etmiş de küsmemiş, ne iyi etmiş de şarkı yazmayı sürdürmüş. Şarkılar iyileştirir; önce o iyileşti, sıra bizde.

YAZARIN DİĞER analizLARI
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER analizLAR