Türk pop Tarihinin Unutulmaz 7 Anı

13/06/2017

Hepimizin zihninde yer etmiş, ortak mirasımız olan müziğimiz 1960’lı yıllara kadar sadece radyo ve özel konserler ile yurt geneline yayılabiliyordu. Popüler müziğin dünyadaki gelişimine paralel olarak Türkçe sözlerle yeniden düzenlenen dönemin popüler şarkıları sayesinde 70’li yıllara doğru hızlanan Türk pop müziğinin bazı özel anları oldu.

Hürriyet nesilden nesile anlatılan bu zirve noktaları araştırdı ve 7 başlık altında topladı.

1- Tarkan ve Şımarık 

90’lar patlamasının en önemli temsilcilerinden Tarkan, bütün bu popülerliği başka bir safhaya taşıyabilen nadir isimlerden oldu. 1997 yılında yayınlanan sözleri ve müziği Sezen Aksu’ya ait olan parça bir anda dünya çapında yayıldı ve Tarkan’a yurtdışının kapılarını açtı. Tarkan’a ‘Megastar’ lakabının verilmesine neden olan parçanın Arapça’dan İngilizce’ye birçok versiyonunu bulabilirsiniz.

Türk pop tarihinin unutulmaz 7 anı

2- Little Lucy, Erol Büyükburç 

Türkiye’nin ilk ‘kült’ şarkıcısı olarak sayılabilecek olan Büyükburç, 50’li yılların ortalarından itibaren başladığı batı müziği çalışmalarını 1961 yılında çıkardığı Little Lucy plağı ile zirveye taşır. Türkiye için yepyeni bir kapının açılmasını sağlayan bu plak ile çığlık atan geç kız kavramı da ülkemize gelmiştir.

Türk pop tarihinin unutulmaz 7 anı

3- Altın Mikrofon Yarışması 

Hürriyet Gazetesi’nin 1965 yılında yapmaya başladığı yarışma sayesinde hayatımıza muhteşem sanatçılar ve müzikler girdi. Yükselen müzikal kalite ile yabancı şarkılara Türkçe söz yazarak plak yapma modası biraz duruldu ve özgün bestelerin ve türkülerin yeniden yorumlanmasıyla ortaya hepimizin halen ezbere bildiği melodiler çıktı.

Türk pop tarihinin unutulmaz 7 anı

4- Academie Charles Grass 

Ödülü, Moğollar Altın Mikrofon Yarışması’nda isimlerini duyurduktan sonra Anadolu-pop türünde yaptıkları çalışmalarla uluslararası başarı kazanan Moğollar, ülkemiz için o dönemde rüya gibi gelen bir başarıya imza atarlar. 1971 yılında Fransa’da kazandıkları bu ödülden sonra ülkemize geri dönen grup, Selda Bağcan, Barış Manço ve Cem Karaca gibi dev isimlerle çalışmalar yaparak hayatımızda çok özel bir yer edinirler.

Türk pop tarihinin unutulmaz 7 anı

5- Eurovision Yarışması Çılgınlığı 

1975 yılında başlayan ve hepimizin ekrana kitlenmesine sebep olan bu yarışma, politik görüşlerimizden müzikal zevkimize kadar birçok konuda bizleri etkilemiştir. Türkiye elemeleri ayrı, uluslararası yarışması ayrı heyecan yaratan yarışmada Ajda Pekkan’dan MFÖ’ye, Kayahan’dan Semiha Yankı’ya kadar birçok sanatçı şansını denedi. Sonuçlar genelde hüsran da olsa bir sonraki yıl yine herkes ekran başında bir umut bekledi.

Türk pop tarihinin unutulmaz 7 anı

6- 90’lar Pop Patlaması 

80’lerde Eurovision’un da etkisiyle üretim patlamasına giren Pop müziğimiz, 90’ların başında Yonca Evcimik’in ‘Abone’si ve klibiyle başka bir yola girdi. Televizyonların çok kanallı olması ve devlet denetimden uzak kalmaları sayesinde sayısız yetenekli ses albümler yaptı. Bu isimler arasında kimler yok ki. Saçlar uzadı, küpeler ve bandanalar takıldı, denizlere açılındı, New York sokaklarında koşuldu. Bazıları unutuldu ama bazılarını halen duyduğumuz anda eşlik etmeye başlıyoruz.

Türk pop tarihinin unutulmaz 7 anı

7- Sertap Erener’in Eurovision’u Kazanması 

2003 yılı Türk müzik tarihinin en önemli başarısını bize getirdi. Yıllardır artık bıkkınlıkla karışık izlediğimiz yarışmaya bu sefer İngilizce bir parçayla katılarak şansımızı denedik. Sertap Erener’in muhteşem sesi ve yorumuyla ‘Everyway That I Can’ şarkısı Letonya’daki yarışmayı birinci bitirdi. Durumun özelliğini anlatmak için Sertap Erener’in yurda dönüşünün canlı olarak televizyondan verildiğini, dönemin başbakanının onu kapıda karşıladığını ve eline mikrofon alarak apronda onu bekleyen gazeteci ve hayranlarına şarkıyı uçağın kapısında tekrar söylediğini hatırlatmamız yeterli olacaktır.

Türk pop tarihinin unutulmaz 7 anı

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK HABERLER