15/04/2017 - 11:51

Kendimi Hep Babama Beğendirmeye Çalıştım

‘Küsme Aşka’ adlı single’ını çıkaran şarkıcı-oyuncu Oğuzhan Koç; müzikal anlamda kendisine örnek aldığı ilk kişinin babası olduğunu söyledi: Babamın sesi çok güzeldir. Ben küçükken evde hep uzun hava okur, ‘Bunu söyle’ diye bana da uzun hava ezberletirdi. Kendimi hep ona beğendirmeye çalıştım.

 

'Çok Güzel Hareketler Bunlar' adlı programla adını duyuran Oğuzhan Koç, programda söylediği şarkılar dikkat çekince çocukluk hayalini gerçekleştirdi. Koç, geçtiğimiz hafta 'Küsme Aşka' adlı yeni single çalışması ile hayranlarının karşısına çıktı. Koç'la aşka küsenleri teselli eden şarkısını, kariyerini ve aşka bakışını konuştuk...


Biz daha 'Bulutlara Esir Olduk' şarkınızı dinliyorduk. Çok geçmeden yeni bir şarkı daha çıkardınız. Neden bu acele?


Popüler müzik yapanlar ayda bir klip çekip veriyorlar; müthiş bir hıza bağlandı. Onlarla kıyasladığında çok yavaşım. 'Bulutlara Esir Olduk', 95 milyon kez izlenmiş. Onun inişe geçmesini bekledim, baktım çok inecek gibi değil, daha bekleyemedim.

Rakamlar baskı yaratıyor mu?


Yaratıyor ve yaratması da lazım bence. Bu 95 milyon, diğeri de 125 milyon olsun diye bir telaşım yok ama sevilmesini isterim tabii. Şarkıyı, şarkıcıdan önce seyirci söylüyorsa o iş tamamdır.

HER GİDENİN YERİ DOLAR

Küsme Aşka'ya gelen tepkiler nasıl?


Çok güzel. Bu şarkıyla birlikte beni dinleyen kitlenin yaş ortalaması da arttı gibi. 'Çok Güzel Hareketler'den beri daha lise tayfasıydı, şimdi o yaş yükseldi.

Şarkıyı nasıl yazdınız?


Şarkıyı geçen yaz yazdım. Tatlı bir grubumuz var; Eser'le (Yenenler), İbrahim (Büyükak) de onun içinde. Onlara dinlettim. Herkes "Bu şarkı Nisan'da çıkmalı" dedi. Bana bu şarkıyı hayat yazdırdı. Aşkla ilgili çok fazla söyleyecek yeni bir şey yok aslında. Şarkının başında da 'Hata bizde, her şeyi söylemişler şu sevdaya ne lazımsa' diyor. Yani 'Zaten söylenilecek her şey söylenmiş, sen yeter ki aşka küsme' diyor. Umut veren bir şarkı.

Aşka küstüğünüz bir dönem miydi?


Yok, hayır, hiç öyle bir dönem değildi ama aşka küsen çok insan gördüğüm bir dönemdi. Zaten şarkı, aşka küsenlere bir teselli gibi. 'Ayrılırsın, ayrılıklar da hayata dairdir, yaşanır ama sen aşka kapını kapatma' diyorum.

Her gidenin yeri dolar mı?


Dolar. Şarkı da onu anlatıyor zaten. 'Sevdiğin kişi aklına geldiğinde gözlerin dolar, dillerin susar, ellerin yanar ama sen aşka küsme, her gidenin yeri dolar' diyor şarkı.

Aşk acısı yaşadınız mı hiç?


Yaşadım ama öyle büyük travmalar yaşamadım. Aslında sevinci de, üzüntüyü de çok uçlarda yaşamıyorum. Çevremde 'Sana bu yapılır mı?' diye gaz verdiğim çok kişi oldu. O anlamda iyi bir teselli ediciyim.

Söylenecek yeni bir şey yokken neden hâlâ aşk şarkıları yapılıyor sizce?


Temel konu o. Üzerine bu kadar çok şey söylenmesinin sebebi; hâlâ konunun çözülememiş olması. Filmlerde de öyle. İnsanı hayatta tutan şey aşk fakat bir çare, çözüm yok. En nihayetinde hepimiz bir şekilde kendimizce anlatmaya çalışıyoruz.

Sizde nasıl sirayet ediyor bu durum?


Abi heyecanlanırsın, boş konuşmaya başlarsın, saçmalarsın. Kendinden çok karşındakini düşünüyorsan, zaten tamamdır, sen olmuşsun. Cool görüneyim derken daha aptal görünürsün.

Aşk adamı mısınız peki?


Şarkılar yüzünden öyle diyorlar ama ne oyum, ne buyum; hepsinden birazım galiba. Çok romantik, çok duygusal biri değilim; yalan yok! Gülelim, eğlenelim, anın tadını çıkaralım modundayım.

ESER BENDEN DAHA HIZLI İLERLEDİ

Peki biraz geçmişe dönelim... Şarkı yazabildiğini ne zaman fark ettiniz?


16 yaşındaydım. İlk yazdığım şarkıyı da Ferhat Göçer'e vermiştim. Adı 'Gül ki Sevgilim'di. Bütün mesaimi ona harcıyordum. Yeteneğin dışında çok ciddi çalıştım ben. 7 yaşında başladım konservatuvara hazırlanmaya; şan eğitimleri, solfejler falan. Çok da güzel bir okulda okuduk, Eser'le birlikte. Öğretmenlerimiz bizi iyi yönlendirdiler; o yüzden çok şanslıyız.

O dönemde idolünüz var mıydı? 

Yoktu. Ben müziği kafası karışık biri olarak öğrendim. Önümdeki tek örnek babamdı. Evde uzun hava okuyordu, "Bunu da söyle" diye bana uzun hava ezberletiyordu. Babamın sesi çok güzeldir. Kendimi hep ona beğendirmeye çalıştım.

Müzik eğitimi aldınız ama oyunculukla tanındınız...


Evet, benim bütün hedefim müzisyen olmaktı ama bambaşka bir yoldan girdik; skeçler, sahne, filmler... Eser benden daha hızlı ilerledi. O televizyona çıkıp meşhur olduğunda, ben hâlâ İstiklal Caddesi'nde çalıyordum. Baktım Eser güzel paralar kazanıyor, ben de o yöne doğru devam ettim. Müziğe ara verip oyunculuğu denedim. Orada da Yılmaz Erdoğan bize her şeyi öğretti. O sürecin de bu şarkıları yazmamada çok büyük etkisi var.

Kafa karışıklığı oldu mu o süreçte?


Karışmadı, aksine zenginleşti. İstanbul'a müzik yapmaya geldiğim gün "Haydi gel sana albüm yapalım" diyen biri olsaydı, bu şarkılar çıkmazdı; çiğ olurdu her şey. Tiyatroculuğu öğrenince tespit yapmayı öğrendim. Tespit yapınca sadece kendi yaşadığını değil, arkadaşlarının yaşadıklarını da güzel anlatabiliyorsun.

AİLELER TANIŞTI DİYE ÜZERİMİZDE BASKI YOK

Yağmur Tanrısevsin'le güzel bir ilişkiniz var. Evlilik baskısı var mı üzerinizde? 


Hayır, yok. Bu işler kader kısmet. 

Ailelerle tanışıldı mı? 

Evet, tanışıldı ama bu durumu gözümüzde büyütmedik. Yaniaileler tanıştı, iş ciddiye bindi diye tedirginliğimiz yok. Güzel bir şey, niye tanışmasınlarbirbiriyle; hiçbir sakınca yok. 

Yakıştırıldığınız için evlilik beklentisi var aslında... 


İnşallah o beklentiye karşılık verebiliriz. Her şey yolunda şükür. 

Hayranlarınız sizi kıskanmıyor mu? 


Hayır, onlar eskilerde kaldı bence. 'Evlenirsen hayranlarını kaybedersin' furyası bitti. Şimdi bizi, sevdiğimiz insanlarla birlikte seviyorlar, sahipleniyorlar.

PARAYLA İLİŞKİMİZ BERBAT

Hem ses, hem fizik anlamında 3 Adam arasında en şanslısı sizsiniz. 


Evet, gerçekten şanslıyım. Eser sürekli terliyor, İbo bağırıyor. Ben hiçbir şey yapmasambile güzel duruyorum. 

Parayla nasıl bir ilişkiniz var? 


Akarken dolduralım mantığında değiliz. Eşimizle, dostumuzla yiyelim, içelim kafasındayız. Parayla ilişkimiz berbat. Yatırım kafamız yok. 

Ego çatışması var mı? 


Yükselme döneminde oldu. Ayrı ayrı işler de yaptık ama üçümüz bir aradayken çok kıymetli bir şey yaptığımızın farkındayız.

DİĞER RÖPORTAJLAR