14/05/2017 - 11:46

Müzisyenlik Dışında Hayalim Olmadı

Emre Kula, ilk solo albümü ‘Theory of Change’ ile müzikal kariyerinde de yeni bir dönemi başlatıyor. Çıkış parçası ‘Find the Will’ ile müjdelenen albümün lansman konseri 16 Mayıs gecesi Zorlu PSM Studio’da gerçekleşecek. Kula yeni albümün ona ifade ettirdiklerini  Vatan Gazetesi'ne anlattı.

“Müzik yapmalıyım” dediğin ilk anı hatırlıyor musun?

İki tane çok iyi müzik dinleyicisi abim olduğu için çok şanslıydım. Müzik yapmalıyım dediğim anı hatırlamıyorum ama AC/DC’nin Razor Edge albümünü ilk duyduğumda 10 yaşımdaydım. O zamandan bu zamana en büyük merakım hep gitar müziği oldu. Nasıl olacağını bilmememe rağmen müzisyenlikten başka bir hayalim hiç olmadı.

Uzun yıllar işin mutfağında çalışan bir müzisyen olarak ilk solo albümünü yayınlamayı neden bu kadar geciktirdin?

Lise ve üniversite eğitimim müzik üzerineydi. 20’lere geldiğimde her insan gibi para kazanma derdi ile uğraşmaya başladım. Dışarıdan bakıldığında hayatını idame ettirecek parayı kazanması zor meslektir müzisyenlik. Belki bir albüm çıkartmaya yetecek kadar iyi bir müzisyen olduğumu düşünmedim, belki de ilk zamanlar şarkı söylememe pek güvenmiyordum. Ama daha önceleri yapmış olsaydım kafamdakine yakın bir sound yakalayacağımdan pek emin değildim. Dolayısıyla bu mutfak dediğin yerde aslında çok şey öğrendim, bu mutfak beni dünyadaki başka mantıkları aramama sebep oldu. Bu albümle artık nasıl kayıt yapmam gerektiğini daha iyi biliyorum. Dinleyecek olan insanlara sound anlayışımı şimdiki tecrübemle olabildiğince aktarabildiğim noktada “Tamam bu albüm artık çıkabilir” dedim.

 

Müzisyenlik dışında hayalim olmadı

 

İYİ KONSERDEN SONRA UYUYAMAM

Stüdyoda üretim aşaması mı, sahnede performans kısmı mı seni daha çok heyecanlandırıyor?

İkisi birden. Aslında ikisinde de yüzde yüz siz değilsiniz ama ikisinin birleşmesinde tamamen gerçek sen ve derdin ortaya çıkıyor. Stüdyo yenilikler ve aklınızdakileri sınırsız şekilde bazen iyi bazen vasat sonuçların çıktığı başlama noktası. Sahne ise sürprizler dolu, orada insanlarla gerçek zamanlı bir hayat yaşanıyor, dinleyicinin enerjisi grubun enerjisi ve daha birçok etken... O yüzden iyi geçen konser sonrası sabahlarım. O yaşanan her neyse artık, bir müzisyen için bile hep yeni ve eşsiz bir his olur.

Çıkış şarkın ‘Find the Will’ için çektiğiniz video klibin hazırlığı nasıl oldu? Klipte görünmemek bilinçli bir karar mıydı?

Klipte görünmemek benim kararım. Çekilen hiçbir müzik videosunun müziği tamamen anlatabilecek bir gücü olduğuna inanmıyorum. Ama görüntü ve teknoloji çağındayız. Ben genelde klip izlemem. 90’larda eğlenceliydi.

Kes ile olan birlikteliğiniz sürecek mi? Yeni bir albüm planı var mı?

KES benim için yastığa kafamı koyduğumda huzurlu uyuyabilme sebebim. Beraber müzik yapmaktan kendimi çok şanslı hissettiğim arkadaşlarımla bu işi yapıyorum. Aslında kendi albümümü yapma ve bunu insanlarla paylaşma isteğimde beni cesaretlendiren en itici güçtür KES. Kendi dünyamızda müzik yapıp bunu sınırların ötesine taşıyabileceğimizi ve dünyanın birçok yerinde aynı dili konuşabilmenin mümkün olacağını yaşadığım bir grubumun olması insanı iyi hissettiriyor. Yeni albüm yapmaya başladık yakında kafa kafaya gelip çalışmaları hızlandıracağız.

ROK MÜZİĞİN DİLİ İNGİLİZCEDİR

Eşiniz Sertab Erener ile Kala Müzik şirketini kurdunuz... Plak şirketinin hedefi ve amacı ne olacak?

Müziğin paylaşımı artık daha farklı. Yaptığınız iş üzerinde gerçek anlamıyla çalışılmış ve düşünülmüş bir şey değilse nereden albümü çıkarırsanız çıkarın pek bir işe yaramaz. Kala’yı kurmamızdaki amaç istediğimiz şeyi, istediğimiz şekilde paylaşmak. Yıllarca ya da aylarca uğraştığınız içeriğin su yüzüne çıkma şekli, kendisi kadar da önemli. Şirketin tek bir amacı yok ama benim sevdiğim amaçlarından birisi Türkiye’de yapılan bağımsız ve orijinal işlerin çıkabileceği yeni bir plak şirketin daha olması.

Türkçe yerine İngilizce bir albüm ile karşımıza çıktınız. Sebebi nedir?

Bana göre rock müziğin dili İngilizce’dir. Diğer dillerde yapılan örnekleri sadece o dilin konuşulduğu topraklar için oluyor, bu da çok doğal. Bunun yanında Türkçe söz yazamıyor olduğum gerçeği de var tabii. Türkiye’de bunu çok iyi yapan insanlar ve gruplar var. Yaptığım tarzda fonetik olarak bana doğru gelen dil İngilizce yoksa çok iyi bildiğimden değil.

Sahnede size kimler eşlik edecek?

Bu şarkıların çoğunu 2006-2014 arası İstanbul’da birçok yerde çaldım. Verdiğim üç senelik ara, insanların konserlere geldiğinde takip edebilecekleri bir şey olması içindi. Yani bir albüm... Kimler çalacak şimdi söylemiyim ama tabii ki ilk derdim bu müzikleri canlı çalmak.

 

 

DİĞER RÖPORTAJLAR