22/07/2017 - 07:12

Ne Biliyorsunuz, Belki Benim Libidom Çok Yüksek?

Edis son dönemin en çok ses getiren popstar’ı... Üç yıl önce müzik dünyasına girdi, kısa sürede gece kulüplerini şarkılarıyla abluka altına aldı. Şarkılarında sürekli bir ‘cinsellik’ göndermesi var. Ama ona göre durum normal: “26 yaşında bir gencin yapabileceği kadar cinsel içerikli şarkılarım var.” Edis’le yeni single’ı ‘Çok Çok’ için Hürriyet Gazetesi'nden Hakan Gence buluştu.

Şarkılarınızdan sözler alıntılıyorum: ‘Haydi gel benim ol’, ‘Bir dudak, bir yanak yolla’, ‘Kurumuş dudağım bir nem alsın’, ‘Ser beni mindere’... Biraz ‘fazla erotik’ değil mi?

-Bence değil,  seks herkesin hayatında birinci sıradadır. E, insanoğlu ilkel! Bir yerde okumuştum, “Yedi saniyede bir aklımızdan seks geçiyor” diye. Belki sanatta da şarkıcılar ve oyuncular birer obje. Benim hayatımda da her insanınki kadar seks var. Ama hayatımda birinci sıramda diyemem. Çünkü paramı seksten kazanmıyorum. 26 yaşında bir gencin yapabileceği kadar cinsel içerikli şarkılarım var. Ne hissediyorsam onu yaşıyor ve ne yaşıyorsam onu yazıyorum. Ne biliyorsunuz, belki benim libidom yüksektir?

Bir de şu var: Hep şarkılarınızda aşk dileniyorsunuz...

- “Gelsin” diye evrene yolluyorum. Tabii, başlarda bana da “Kızlarla görünme” falan gibi klişe şeyler söylendi. Ama artık öyle bir dönemde değiliz. Dönem, doğal ve gerçek olma dönemi. Üç senedir düzenli bir ilişkim olmadı. Yine de ben sevmeyi seviyorum. Sevgiden besleniyorum. Ama olmuyor... Dürüstlük, saygı, sadakat benim için çok önemli. Onları görmediğim zaman kendimi geri çekiyorum. 

Üç sene içinde dördüncü single’ınızı çıkardınız, adı ‘Çok Çok’. Bu yazı da ıskalamayayım diye mi üretiyorsunuz?

- Hayır, tam tersi.  Çok sıradan şeyler yapmak istemiyorum. İnce eleyip sık dokuyorum ama sonbaharda albüm geliyor.

Ne biliyorsunuz, belki benim libidom çok yüksek

KENDİMİ DENGELEMEK İÇİN TEDAVİ GÖRÜYORUM

Geçen üç senede birçok ödül aldınız, dergilere kapak oldunuz. Hayatınızda neler değişti?

- Çok şey değişti. İlk çıkış şarkım ‘Benim Ol’ zamanı insanların en çok ilgi gösterdiği dönemdi. Ama hiçbir şey anlamadım. Belki kıymet bilemedim. Şaşırmadım, çok beklemiş gibi davrandım. Bu dönem rüzgârını alır gider, ardından stabil bir noktada devam eder diye düşündüm. Ama anladım ki şöhret gitgide büyüyen bir şey. Benim de konforum azaldı.

Nasıl yani?

- Bu dünyanın yalan olduğu gerçeğiyle karşılaştım. Piyasanın aslında düşündüğüm gibi masum olmadığını anladım, garipsedim. Bu ortamın arka planında da çok iyi niyetler yok. Yaşadığım zorluklar oldu. Aklımın ucuna gelmeyecek şeyler duydum. İnsanların bunları birbirine nasıl yapabildiklerini sorguladım. Utangaç bir adamım ama yaşım ve beni dinleyen kitlem genç, sokakta yaşadığım ekstrem şeyler oldu. İlgi, ağlamalar, bayılmalar... Bunlar bende anksiyete yarattı.

Tedavi gördünüz mü?

- Evet. Bir senedir kendimi dengelemek için tedavi görüyorum. Ben ne kadar saydam olsam da insanlar bende görmek istediklerini görüyor. Bunu dengeleyemedim. Depresyona girdim. Yıllardır hayalini kurduğum şey bu muydu diye düşündüm.

Pişman oldunuz mu? 

- Annem bir gün “Sen okulunu bitir, o dünyaya girdiğinde acaba gerçekten oraya mı ait olmak isteyeceksin?” demişti. Benim bu dünyadan başka bir dünyaya ait olmamın imkânı yok. Sevdiğim işi yapıyorum.

Ne biliyorsunuz, belki benim libidom çok yüksek

POPSTARLIK BANA PLASTİK GELİYOR

Şarkıcılıktan önce bir dönem dizilerde oynadınız. Sizinki şöhret tutkusu muydu?

- Hayır, alakası yok. Bir yandan Galatasaray Üniversitesi’nde İletişim, bir yandan İstanbul Üniversitesi’nde konservatuvarda okuyordum. Staj yapmam gerekiyordu. Bir cast ajansına girdim. Bir deneme çekimine yardım edeyim derken kendimi çekimde buldum. Performansım beğenildi. Ama hayalim müzik yapmaktı. Bu sebeple oyunculuk benim için bir basamak oldu.

Diplomaları aldınız mı?

- Hayır, Galatasaray Üniversitesi devam ediyor. Konservatuvardan da atıldım.

Neden?

-Başarıyla girmiştim, hocam beni çok seviyordu. Ama sonra baktı kuş yuvadan uçuyor, bana bir seçim yapmamı söyledi;  “Devlet tiyatrosunda müzikal oyuncusu mu olmak istiyorsun yoksa popstar mı olmak istiyorsun?”

Ne yanıt verdiniz?

-“Ben popstar olmayacağım. Rockstar olacağım, biliyorsunuz rock’n roll yaşamayı seviyorum” dedim. O da “Ben de bu yüzden seni geçirmeyi hiç istemiyorum” dedi. Ardından eski menajerimle bir gece karaoke barda karşılaştık, beni sahnede gördükten sonra iş teklif etti ve her şey başladı.

Sonuçta rockstar değil, popstar oldunuz...

- Hayır, popstar olduğumu düşünmüyorum. Benim müziğimde birçok farklı altyapı var. Rock star dediğimiz şey de artık rock müzikle bağdaşmıyor. Hissiyat olarak o rock’n’roll dünyasını yaşamak yeterli. Popstarlık bana çok plastik geliyor. Benim gördüğüm popstarlar çok kontrollü yaşıyor. Ben öyle değilim. Bana müzisyen demen yeter.

 

DİĞER RÖPORTAJLAR