16/06/2017 - 11:10

Pentagram, 30’uncu Yılını ‘Akustik’le Kutluyor

Koca 30 yılı devirdiler. Türk rock müziği tarihinin en önemli sayfaları onlarla yazıldı. Pentagram... Eskisiyle yenisiyle bir aradalar şu sıralar. Hâlâ ilk günkü heyecanı taşıdıklarını söylüyorlar. “Geçip giden 30 yıl sizi sakinleştirdi mi” sorusuna, “Pek de sakinleşmedik” cevabını veriyorlar.

Türkiye’ye heavy metali sevdiren efsane grup Pentagram, 30 yaşını doldurdu. Efsane grupla 30 yılın muhasebesini, Akustik’in hazırlanış sürecini, konserlerde yaşadıkları eğlenceli anlarını, Türkiye’nin hali hazırdaki kültürel ve toplumsal atmosferini konuşmak için bir araya geldik… Kuruluşun harcını atan Cenk Ünnü, Hakan Utangaç, Murat İlkan ve Tarkan Gözübüyük’le Sözcü'den Sercan Meriç eğlenceli bir sohbet gerçekleştirdi…

30’uncu yıl için ‘Akustik’ albümünü çıkardınız ve eskisiyle yenisiyle bir aradasınız… Zaten muhtemelen hep görüşen insanlarsınız ama nasıl geçti albüm süreci? 

Cenk Ünnü: Sizin de belirttiğiniz gibi eskisi kadar olmasa da zaten haberleşip, birbirimizin konserlerini de takip ediyorduk. Akustik albüm fikrini somutlaştırıp kayıt aşamasına geldiğimizde eskisi gibi müzikal anlamda da bir araya geldik ve 30. yılımıza denk düşen albümümüz ortaya çıktı. Kayıtlar da çok keyifliydi, şu an devam eden konserler de öyle…

Murat İlkan: Aynen, özellikle 20’li yaşlarımızdan beri birbirimizin hayatındaki acı tatlı birçok şeyi birlikte yaşadık! Akustik albüm önceki dönemlerde de çokça gündemimizde olan bir projeydi ancak bir türlü hayata geçirme fırsatı olmadı. 30. yılı akustik bir albüm ile kutlayalım teklifi bana geldiğinde hiç düşünmedim. Çünkü epeydir hayalini kurduğumuz bu işi sonunda somut olarak hayata geçirme kararı verilmişti.
Özellikle kayıt süreci çok keyifliydi. Tekrar bir albüm için bir arada olmak, aynı enerjiyi paylaşmak çok güzeldi. Bu enerji de kayıt sürecinin çok hızlı bir şekilde ilerlemesini sağladı.

Hakan Utangaç: 2005-2006 dönemlerinde akustik denemelerin ilk ön çalışmalarını yapmıştık. 2014’e kadar çeşitli sebeplerden dolayı bu çalışmayı durdurmuştuk. 30’uncu yılımız oldugunu fark ettiğimizde bu projenin zamanının geldiğini anladık. 2015 ve 2016 yılları arasında kayıt aşamaları -son yıl biraz daha sıklaşarak- sonlandı. Şarkılar ortaya çıktıkça, zaman ilerledikçe, 30. yıl fikri, eski dostları da işin içine katma fikri ile buluştu. Bu fikri paylaşmamız, ilk Ogün’le (Sanlısoy), sonra Murat (İlkan) ve Demir (Demirkan) ile oldu ve geri dönüşlerin enerjisi o kadar içten oldu ki, bu proje hayata geçti. Tabii olamayan dostlar da var. Kalabalık bir kadroyu bir araya getirmek biraz meşakkatli bir iş. Herkesin en uygun zamanını projenin tarihlerine uydurmaya çalıştık.

Tarkan Gözübüyük: Tekrar bir arada olmak herkese iyi geldi. Kayıt yaparken eski günleri andık. Ozan Tügen, Kerem Özyeğen, Şebnem Ferah, İskender Paydaş, Özer Arkun, Deniz Doğançay, Cihan Barış, Melisa Uzunarslan, Cengiz Ercümer gibi müzisyenlerin de sayesinde güzel bir iş çıktı.

pentagram3


Biz genelde “Ajda Pekkan için hiç yaşlanmıyor” diyoruz ama sizin de ondan geri kalır yanınız yok… 

Tarkan: Çok teşekkürler ama gayet yaşlanıyoruz. Sen bizi gençken görecektin.

Cenk: Belki de müziğin hayatımızda çok büyük bir alanı kaplaması etkiliyor olabilir!

Hakan: Yahu ben çocukken de vardı Ajda Pekkan, biz oraya varamayız (Gülüyor).

Türkiye rock tarihi denilince mihenk taşı Pentagram. Bu nasıl bir sorumluluk yüklüyor size?

Hakan: Biz sadece Türkiye’deki rock müzik tarihinin bir bölümüne yakından tanık olduk.

Tarkan: Mihenk taşı olarak Ortaçgil, Kızılok, Karaca, Koray, Moğollar, MFÖ gibi isimler ölçüt alınmalı.

pentagram-sonisphere-festivali-2010

Sonisphere Festivali, 2010


HİÇ SAKİNLEŞMEDİK

30’uncu yıl için neden akustik tınıda albüm kaydettiniz? 

Cenk: Uzun zamandır bazı parçalarımızın akustik olarak da güzel tınlayacağını aramızda konuşuyorduk ve akustik yorumlanmış bir albüm fikri kafamızda hep vardı, bu fikrin tam da 30. yıla denk düşmesi çok güzel oldu.

Murat: Sürekli ötelediğimiz akustik projeyi 30. yılımızı kutladığımız bir zamanda hayata geçirmek çok da anlamlı oldu bence.

Hakan: Asıl ninnileri bir yapalım bakalım o zaman ne diyeceksiniz.

Müzisyenler yaşlandıkça, demlendikçe daha da mı sakinleşiyor? 

Murat: Yıllarca müzik yapıyorsunuz ve aynı zamanda da müzikal anlamda olgunlaşıyorsunuz. Geçen yıllar içinde farklı şeyler deneme isteği oluşuyor insanın içinde. Ben pek de sakinleştiğimi düşünmüyorum.

Cenk: Bizim bu albümle artık müziğe akustik tarzda devam edeceğimizi kast ediyorsanız yanılıyorsunuz. Bir yandan elektrikli konserlere de devam ediyoruz ve inanın hiç sakin değil.

Hakan: Yani gerçekçi olmak gerekirse fiziğimiz el verdiğince demek daha doğru olacak. Akustik konserlerimiz inanılmaz geçiyor. 30 yıldır ilk defa böyle bir tarzda çalmaya başladık. İleride de müzik hayatımızın devam etmesi için yeni bir yol olabilir. Bunu en yaşlıları olarak söylüyorum.

Tarkan: Zaman ilerledikçe yük artıyor.

fenerbahce-altgecit-_-1990

Fenerbahçe Altgeçit / 1990

Albümde ‘keşke bunu da yapabilseydik’ dediğiniz bir şey oldu mu? 

Cenk: Açıkcası albüm içimize sindi ancak eski albümlerde birlikte çalıştığımız ve çeşitli nedenlerle bu albümde yer alamayan arkadaşlarımız da oldu, onların da katkısı güzel olabilirdi.

Hakan: Bitmeyen resim gibi. Olmaz olur mu? Şuraya da bir dokunuş, o şarkıya da bir fırça darbesi daha…

Murat: Bu albümün sonunda yapılmış olmasından dolayı o kadar keyifli ve mutluyum ki, keşke diyebileceğim bir his oluşmadı bende.

Tarkan: Başta neyzen İlhan Barutçu olmak üzere davet etmek istediğimiz değerli dostlarımız vardı fakat koşullar el vermedi.

HER ŞEYİ BİRLİKTE ÖĞRENDİK

Ogün Sanlısoy, Demir Demirkan, Murat İlkan gibi grubun önemli hafıza merkezleri de albümde yer aldı… Pentagram büyük bir ev ve okul herhalde… 

Hakan: Bazı yeteneklerin şans eseri bir araya gelmesinden ziyade, ince eleyip sık dokuma ve yeri geldiğinde dostlukları bozmadan farklı yollara gitme cesaretini barındıran bir grup Pentagram. Bu daha önce de dile getirildi. Vaktimiz bu alanda bir çok teknik konuyu çözerek, öğrenerek ve öğreterek geçtiği için bu yakıştırma yapılıyor olabilir.

Tarkan: Bu isimler her zaman gruba ait oldular. Bildiğimiz hemen her şeyi birlikte öğrendik. Aramızdaki dostluk zor zamanlarda bize güç verdi. Gökalp Ergen ve eski üyelerin tanışma süreci de çok güzeldi. Profesyonellikle amatör ruhun en güzel dengesini hakikaten ders gibi örneklediler.

Önümüzdeki dönemde grupta bulunan tüm üyelerin yine yer aldığı albümlere imza atmayı düşünüyor musunuz?

Murat: Ben kendi adıma Pentagram’ı ikinci ailem gibi görüyorum. Önümüzdeki dönemde de hep birlikte bir şeyler yapmak teklif edilirse, seve seve kabul ederim.

Hakan: Yani artık her şey olabilir. Bir albüm, bir müzikal, bir film…

pentagram-metallica-13-temmuz-2014-itu-stadyumu

Pentagram & Metallica 13 Temmuz 2014, İTÜ Stadyumu

MUHTEŞEM GEÇEN BİR 30 YIL

Akustik’in ilk klibini Sonsuz’a çektiniz. Pentagram, sonsuza kadar sürecek herhalde? 

Cenk: Sağlığımız ve ülkemizdeki şartlar müsade ettiği sürece devam.

Murat: 30. yılımızı kutluyoruz, bu her gruba nasip olacak bir şey değil. Şarkılar sonsuza kadar sürecektir, ancak bizler birer birer gitmiş olacağız (Gülüyor).

Hakan: Hayatımız bir film şeridi gibi geçerken, müzikleri de olacağı için ayrıcalıklı hissedebiliriz kendimizi.

Tek kelimeyle 30 yılı nasıl tarif edersiniz? 

Cenk: Daha önce 10. ve 20. yıllarımızda da beğeni kazanan görseller yayınlamıştık, konserler vermiştik, şimdi 30 olduk, daha çok anı biriktirdik. Eski arkadaşlarımızla tekrar bir araya geldik ve parçalarımızı farklı bir şekilde yorumladık, konserlerde de seyircimizin de bize katılımıyla kutlamalara devam ediyoruz, bu harika.

Murat: Muhteşem!

Hakan: Tek kelimeyle tarif etmek zor. Daha kolay bir şey söyleyeyim; geliyor geçiyor zaman, dönüyor durmuyor dünya.

İLK KONSERE ‘POP’UN KRALI’ SLOGANIYLA GİTTİK

Albüm kayıt sürecinde, 30’uncu yıl etkinliklerinde başınızdan geçen komik bir hikaye oldu mu?

Hakan: Ekip o kadar kalabalık oldu ki, mesela bir konserde Cenk’i otelde unuttuk, başka bir konserde de Ozan Tügen’i unuttuk gibi şeyler oldu komik sayılabilecek.

Tarkan: İzmir Arena konseri için tuttuğumuz yataklı otobüs, bir gün önce Kral TV etkinliğine kiralanmış ve üzerindeki reklam kaplamasını sökmek için zaman kalmamış. Bu yüzden 30. yıl akustik konserlerimizin ilkine, üstünde büyük harflerle ‘Pop’un kralı’ yazan bir taşıtla gittik.

Akustik konserlerin tadı da ayrı. Nasıl geçiyor konserleriniz? Önümüzdeki süreçte neler var bohçanızda?

Murat: Hepsi çok güzel geçiyor. 30 Temmuz’da Harbiye Açıkhava konserimiz olacak. Görüşmeleri süren konser teklifleri de var bundan sonrası da güzel geçecek gibi görünüyor.

Hakan: Konserler nefis geçiyor da, siyasi gündem şekillendiriyor konserlerimizin olup olmamasını. Yetmiyormuş gibi, sektörel sorunlar da cabası. En yakın örneklerini geçtiğimiz hafta yaşadık. Biri yurt dışında olmak üzere, üç konserimiz bu sebeplerden iptal oldu.

 

pentagram2


SIKINTILI ZAMANLAR DAHA ÜRETKEN YAPABİLİYOR

Türkiye’nin halihazırdaki kültürel iklimi yaratıcılığa imkan veriyor mu sizce? Ne düşünüyorsunuz?

Murat: Aslında zor ve sıkıntılı geçen zamanlar beni daha üretken yapabiliyor. Ancak bu, yaşam kalitenizin de bozulmaya başladığını hissettiğinizde, biraz sizi yavaşlatıyor. Hatta zaman zaman engelliyor da.

Hakan: Kültürel iklim değil de bir üst sorudaki cevabım asıl mesele. Açıkçası şimdilik engelliyor. Bu durum artmaya başladıkça sanırım biz de daha farklı sesler çıkaracak mecralara yöneleceğiz. Bu mecraların şu an ne olduğunu da bilemiyorum.

Tarkan: Dünyanın hali ortada. Türkiye dahil birçok ülkemizin siyasi gündemi karanlık. Fakat geçmiş asırlarda yaşayan meslektaşlarımız, çok daha zor koşullarda kıymetli eserler ortaya koyarak müzik geleneğini bugüne taşıdılar. Bu yolda bir kaldırım taşı olabilmek isteyenler için şikayetler yakınmalar zaman kaybı. Teknik imkanlar bakımından da tarihte bizden daha şanslı bir kuşak olmadı.

 

DİĞER RÖPORTAJLAR