20/07/2017 - 09:35

Tek Albümlük Şarkıcı Değilim

Bora Gencer, uzun aradan sonra yeni bir single’la müzikseverlerin karşısına çıkmak için gün sayıyor. Bir yandan babası İlham Gencer adına açacağı okulun hazırlıklarına devam eden, diğer yandan ihaleyle aldığı şehir hatları vapurunu otele dönüştürmek için çalışmalarını sürdüren Gencer, bu arada sahne programlarını da ihmal etmiyor. Gencer’in asıl hedefi ise dizi setlerine dönmek.

Bora Gencer'le Hürriyet'ten Büşra Bozok Aytek röportaj yaptı.

Single çalışmanızla başlayalım. Uzun zamandır yoktunuz ortalarda. Şimdi yeni bir şarkıyla dönüyorsunuz. Hayırlı olsun diyelim...
- Teşekkür ederim. Hazırlıyoruz şarkıyı, yakında çıkacak.
Daha önce kaç albüm ve single çıkarmıştınız?
- İlk albümüm 1995 yılında çıkmıştı. 
Daha sonra 1999’da bir albüm çıkardım ama kötü bir zamana denk gelmişti o. 
2001, 2008 ve 2011’de de çalışmalarım oldu. 
Sonuncusu single’dı. Şöyle bir üzüntüm var; insanlar beni tek albümlük şarkıcı zannediyor. 
Tüm Türkiye beni “Hadi Şeker” şarkısıyla hatırlıyor. 


Tek albümlük şarkıcı değilim
 

YENİ ALBÜMÜ ÇÖPE ATACAĞIM

Bunun nedeni ne sizce?
- Bunun sebeplerini çok da konuşmaya gerek yok aslında. Olmadı bir şekilde. Şimdi o defteri kapatıyorum, yeni bir sayfa açıyorum.

Peki neden o yeni sayfayı albüm yerine single’la açmaya karar verdiniz?
- Aslında yeni bir albüm için çalışmalarım oldu. Ciddi masraflar yaptım hatta. Ama içime sinmedi. Onu çöpe atacağım, gençlerin de seveceği yepyeni bir şarkıyla çıkış yapacağım. 
Bir de bu piyasada her şey çok hızlı gelişiyor, gençler hemen tüketiyor şarkıları. O yüzden albüm çıkarmak çok mantıklı gelmedi bana. Döneme uygun bir şarkı yapacağım.

Single yakında çıkacak dediniz, tarihi belli değil mi?
- Bu yazın ortasına ya da kış başında çıkacak. Tam bitmeden bir tarih veremiyorum. 

Sahne çalışmalarınız ne durumda?
- Şu anda en çok sahneye çıkan şarkıcılardan biriyim. Haftada en az üç ya da dört gün sahne programı yapıyorum. Çok özel yerlerde çıkıyorum. Genellikle Marmaris ve Bodrum’dayım.

YAPIMCILARA SESLENİYORUM ETRAFINIZA BiR BAKIN!

Müzik dışında neler yapıyorsunuz?
- Tiyatro... Meşakkatli iş, para kazandırmıyor ama seviyorum. Geçen ramazan ayında Çiğdem Tunç Tiyatrosu’yla birlikte turneye çıkmıştım, çok eğlenceliydi. Çiğdem Tunç, bana “Sen benim gözbebeğimsin” diyordu. Öncesinde Abdullah Şahin’in yönetmenliğinde “Komik-i Meşhur Dümbüllü”de oynamıştım. “Kamelyalı Kadın” müzikalinde de Hande Şubaşı’yla birlikte oynadım. 

“Tek albümlük şarkıcı” olarak anılmaktan rahatsızlık duyduğunuzu söylediniz ama zaten sadece şarkıcılık değil, oyunculuk da yapıyorsunuz siz...
- Evet, oyunculuğu da çok seviyorum. Ama dizilerde de bana yeterince yer vermiyorlar maalesef. Buradan yapımcılara sesleniyorum; hey etrafınıza bir bakın! (Gülüyor) Kimseyi suçlamıyorum asla ama serzenişte ulunuyorum. 
Çünkü ciddi tecrübeleri olan bir insanım. Şimdiye kadar çok sayıda dizide oynayabilirdim. Olmadı...

Olsaydı, oyunculuğa mı ağırlık verirdiniz?
- Benim babadan gelen mesleğim müzisyenlik. Ben sahne adamıyım. O hep birinci plandaydı. Hep şarkıcı olarak var olmak ve öyle hatırlanmak istedim. Ama bundan sonra bu değişir mi, bilemem.

Yaptığınız işlere rağmen geri planda kalmış olmanızın nedeni ne sizce?
- Medyanın içinde değilim çünkü. Son zamanlarda fazla haberim çıkmadı. Aslında takip etseler beni, her gün olay var bende. Mesela iki yaz evvel Marmaris’teydim, hava çok sıcaktı. 
Sahne bittikten hemen sonra kıyafetlerimle denize atladım. Oranın yerli basını gelip çekti beni. 
Böyle kimsenin canını yakmayan tatlı bir reklam oldu. Yeni basın mensubu arkadaşlar pek tanımıyor bizi, kim popülerse ona gidiyor...

Basında yer almamak sizin tercihiniz değil yani?
- Yoo, iyi haberlerimi yayınlamalarından hoşnut olurum.

Sizin de hatanız yok mu peki, bütün suç sizi tanımayan basın mensuplarında mı?
- Benim de hatam var tabii, bunu da kabul ediyorum. Sadece işime odaklıyım, gerisini düşünmüyorum. Yorulmadan iş yapıyorum...

Tek albümlük şarkıcı değilim

BU OKUL BABAMA EVLATLIK GÖREVİM

Babanız İlham Gencer adına okul açacağınızı duydum...
- Evet, Tarabya’da İlham Gencer Sanat Evi’ni açacağım. Babam artık 92 yaşında. Bu okul, evlatlık görevi benim için. Piyano, gitar, şan, drama ve dans dersleri vereceğiz. Babamın 60 senelik piyanosu da orada olacak. 
Açılışta Ajda Pekkan, babamın 60 sene önce gece kulübünde söylediği İtalyanca şarkıyı okuyacak. Bütün ünlülere de kapımız açık, gelip gönüllü olarak ders verebilirler.

Babanız ne hissediyor bu okul projesiyle ilgili?
- Çok mutlu babam.
 

VAPUR İÇİN ORTAK BULMAK ZAMAN ALDI

3 yıl önce eski bir şehir hatları vapurunu satın almıştınız, vapuru otele dönüştüreceğiniz yazılmıştı. Ne oldu o proje?
- Evet, belediye Üsküdar-Beşiktaş arasında sefer yapan vapurlardan birini satışa çıkarmıştı, biz de ihaleye girip aldık. Ortak bulmak zaman aldı, o yüzden proje biraz gecikti. Şimdi onunla ilgili çalışmalarıma devam ediyorum, içinde sanatsal faaliyetler de olacak. Yakında duyarsınız.

DİĞER RÖPORTAJLAR